İstanbul Bariatrics | Blog

İstanbul Bariatrics

Barbaros Bey’in Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Spor Hikâyesi

İnsan yaşı, yaşam tarzı, işi, inanışı ne olursa olsun çoğu zaman yaşadığı sıkıntılardan kurtulamayacağı inancına kapılabiliyor. Ta ki işler artık dayanılmayacak bir hal alana dek. İşte o andan sonra, kendini tanımaya, potansiyelini görmeye, sabır göstermeye başlandığı anda işler değişmeye başlıyor ve gün geliyor ki yaşadıkları olumlu değişimlerine kendileri bile inanamıyorlar.

İşte bu durumun en güzel örneği, çok başarılı bir ortopedi cerrahi olan Barbaros Hayrettin Uzuner’in hikâyesini anlatmak istiyorum sizlere.

Barbaros Bey bir sene önce obezite ameliyatı olmak için kliniğimize geldiğinde, şeker ve tansiyon hastasıydı. İleri derecede karaciğer yağlanması teşhisi konulmuştu. Uyku apnesi vardı ve uyurken özel bir cihaz kullanmak zorundaydı. Kilolarından dolayı eklem ağrıları vardı. Tüp mide ameliyatı olduktan sonra 106 kilo verdi. Şişmanlığa bağlı saydığımız tüm hastalıklarından ve ilaçlardan kurtuldu.

Aslında benim bugün sizlere asıl anlatmak istediğim, bu kadar hastalıkla ve kilo ile mücadele ederken, tüp mide ameliyatı olmuş ve iradesine bağlı kalmadan kilo veren Barbaros bey nasıl olmuş da bu gün sıkı bir sporcu olmuş? Mümkün mü böyle bir şey ya da Barbaros beyin doğaüstü yetenekleri mi var sizce?

Şimdi Barbaros beyin 21 Şubat Hasta Bilgilendirme Toplantımız’ da ( bu toplantıları daha sonra size detaylı şekilde anlatacağım) sporla ilgili hikâyesini, bizlerle paylaştıklarını size birinci ağızdan aktaracağım.

Barbaros Uzuner,

‘’Ameliyat öncesi korkunç ağrılar çekiyordum öyle ki artık neredeyse mesleğimi yapamaz hale gelmiştim. İşim gereği ameliyat yaparken, dayanmakta zorlandığım bel ağrım oluyordu. Diz ağrım vardı, arabaya inip binmek bile bir mesele idi benim için, küçük araba sevmeme rağmen mecburen büyük araba kullanmak zorundaydım.

Artık bu yaşam şekli benim için dayanılmazdı ve ben yandaş hastalıklarımı yenme yani obezite ameliyatı olma kararı aldığımda sporu da hayatıma geri almaya karar verdim. Daha önce de futbol ve tenis oynardım ama kilolarımdan dolayı maalesef yapamaz hale gelmiştim.

Ben ölümün kenarına kadar geldim ve geri döndüm,

Geri dönerken de kendimle bir hesaplaşma yapıyordum. Ben aslında nelerden hoşlanıyordum? Ne yapmayı seviyordum? Bu zamana kadar bunları yaptım mı?

Tüp mide ameliyatı olduktan sonra, sporu hayatıma katmamın öneminin bilincinde olarak, sevebileceğim tarzda spor denemelerine giriştim.

Ameliyat olduktan sonra her gün spor yapıyordum.
Evimin bahçesinde parkur var orada koşuyordum, çok yakın bir yerde spor salonu var oraya gidiyordum. Sabah yüzme ya da koşma, akşam spor salonu. Spor salonuna gittiğimde de etrafıma bakınca sinir oluyordum. ‘’Kabarama kabarama kel Fatmalar’’ süslenip spora gelenler ve böyle derken bir süre sonra artık sıkılmaya başladım

obezite-spor-hikayesi-1

Sonra anladım ki ben artık ter kokan bir salona gitmek istiyordum, hijyen çok önemli tabi ki demek istediğim gerçekten spor yapmak için gelen insanların olduğu bir salon.

Araştırdım ve Üsküdar’da bir boks salonuna gitmeye karar verdim. Salon dediysem, salon falan yok aslında adamlar ayakkabılarını eşyalarını çıkarıp kenara koyup çıkıp boks yapıyorlar. Boks çok etkili ve çok iyi bir antrenmandır aslında ama benim bunu sürdürmem de mümkün olmadı çünkü adamlar 20 yaşındalar. Yani anlayacağınız bu denemem de olmadı.

Kendimle hesaplaşma,

Düşündüm, ben doğayı hayvanları çok seven biriyim, sporu da seviyorum neden iki sevdiğim şeyi bir arada olmasın dedim ve sonunda doğa sporları yapmaya karar verdim.

Başta doğa yürüyüşleri yapıyordum, ardından dağcılık, kanyonculuk ve mağaracılık, sırtında bir tane çanta içinde uyku tulumun ve yemeğin, eşimle beraber bir kulüple her hafta sonu bu aktivitelerden birini yapmaya başladık.obezite-spor-hikayesi-2 Hafta da bir de, bir gece kalmak üzere gidiyoruz. Diğer günler de yine her gün sporumuzu yapmaya devam ediyoruz. Şuan 10 km’ yi bir saattin altında koşuyorum. Tabi ki en başta tempolu yürüyüşlerle başladım. Şimdi ki hedefim 11, 12 km’yi bir saatten az sürede koşmak. Bunları yapmayı başardıkça vücudunuz size daha fazlası için izin veriyor zaten, önemli olan devam etmek, üzerine gitmek. Yaptıkça farkı göreceksiniz hoşunuza gidecek. Hedefin koşmak olabilir ama ilk başta koşmakla başlayamazsın, bu durumda sabır göstermek önemlidir.

Obezite ameliyatı olmuş bizler için, hareket önemli, ’ben sporu sevmiyorum’ ’hiç yapmadım’ ‘yapamam’ diyorsanız zaten beş sıfır mağlup durumdasınız.

Öncelikle kendimizi tanımamız, nelerden hoşlandığımızı bilmemiz gerekiyor sonrası gelecektir zaten’’

Hayat vazgeçilmeyecek kadar değerli, istediklerimizi almak için mücadeleyi hiçbir zaman bırakmamak gerekiyor.

Yazının başında da belirttiğim gibi Barbaros Bey bunun en güzel örneği. Bu mücadelede kazanan O oldu. Peki, sen neden olmayasın?

Yazar Hakkında

Pınar Özer

Kliniğimizin obezite koordinatörü Sn. Pınar Özer Türkiye’nin önde gelen iki başarılı fitness kulübünde edindiği 8 yıllık hizmet sektörü tecrübesinden sonra kliniğimizde obezite koordinatörlüğü görevini üstlenmiştir. Kendisi obezite ameliyatı öncesinde ve sonrasında hastalarımızla ilgili tüm konularla yakından ilgilenip destek olmaktadır.

Yorum Bırakın