İstanbul Bariatrics | Blog

İstanbul Bariatrics

Hayata yirmi beşinde başlamak…

“Bilmediğin şeyden mahrum değilsindir” demiş eskiler. Çocukluğundan beri başı kiloları ile dertte olan Almanya’da yaşayan Ahmet beyinde hayatı ailesinin O’nu obezite ameliyatı ettirmek istemesiyle değişti. Ve 25 yaşında 138 kg ile girdiği tüp mide ameliyatından bir yıl sonra 84 kilo ile hayatına devam ediyor. Hikâyenin buradan sonraki kısmını Ahmet beyle yaptığımız keyifli sohbette anlatıyoruz.

ahmet-1

Ahmet Bey bizi nasıl duydunuz?

Ben aslında başka bir yerde mide küçültme ameliyat olacaktım, sonra Ankara’da yaşayan teyzemle Prof.Dr. Ahmet Gökhan Türkçapar hocamızın asistanı tanışıyorlarmış ve bende teyzem vasıtası ile Ahmet hoca ile randevulaştım.

Peki, nasıl geçti hazırlık, ameliyat ve hastane kısmı?

Ben yurt dışında yaşadığım için zamanım kısıtlıydı ve dolayısı ile kısa bir süre içinde tetkiklerle birlikte bir haftalık bir sulu diyet yaptım ve bir hafta sonra tüp mide ameliyatı oldum. Benim ameliyat sürecim böyle gelişti.

Peki, zor oldu mu süreç sizin için?

Hazırlık ve ameliyat kısmı zor olmadı, zorlanma dersek sadece ilk başlarda aile ortamlarında yemek yapıldığında canım biraz çekerdi bir de herkes yemek yerken ben protein shake ile doymama alışmam zaman aldı o kadar, sonra çabucak alıştım zaten.

Peki, o ilk başlarda böyle zorlanırken kendinizi denediniz mi, yemeklerin tadına baktınız mı hiç?

Yok, ben planıma ve kurallara uyan biri oldum. Mesela yemek planımda, 5. günde yoğurt yiyeceğiz yazıyordu. Ben ona o kadar seviniyordum ki o yoğurdu yemek için sabırsızlanıyordum. Diğer yemekler ya da başka bir şey hiç canım çekmiyor, sadece yemek planımda değişikliklere heyecanlanıyor mutlu oluyordum. Mesela yine 4. Hafta ton balığına geçince de inanılmaz mutlu olmuştum yanımda isterlerse en sevdiğim yemeği yesinler hiç umurumda olmazdı. Ben 4. Haftamda yiyeceğim ton balığını düşünür ona sevinirdim.

Yani sadece yemek programınızda size verilen yemekleri canınız çekiyordu doğru mu?

ahmet-2

Evet, aynen öyle çünkü zaten başka bir şey yememem gerektiğini bildiğim için sabırsızlıkla söylenen yemeklerin zamanın gelmesini beklerdim. Ama bu ara yani bir yılsonunda biraz çikolata kaçırıyorum arada onu da Fatma hanımla görüştükten sonra vazgeçtim artık.

Kilolu iken neydi sizi en çok zorlayan şey neydi? Nasıl karar verdiniz bu tüp mide ameliyatını olmaya?

Bende romatizma var Almanya’dan Mecidiye köy’de bir doktora geldim ve doktor bana “eğer sen bu kiloyla bu şekilde yaşamaya devam edersen otuzlu yaşları göremezsin” dedi. Sonra ben yine kilo almaya başladım, artık rahat yürüyemiyordum ayak ağrılarından, spor yapamıyordum, rahat uyuyamıyordum, içimden zaten bir şey yapmak gelmiyordu. Sonra annemle babamın canına tak etti ve onlar dedi seni artık ameliyat ettireceğiz diye. Kendini toparla, kendine bak bu kadar kilo ile nasıl yaşayacaksın dediler. Çünkü hiçbir şey yapamıyordum.

Şimdi nasılsınız peki?

Şimdi süperim. Önceden işe hep geç kalırken, şimdi işe koşarak gidebiliyorum hiç problem yaşamadan koşabiliyorum önceden 20 metre yürüyemiyordum şimdi işe kadar koşabiliyorum. İstediğim kıyafeti giyebiliyorum, mesela kuzenim benden baya bir zayıftı onun gömleği benim koluma bile girmiyordu, şimdi geçen gün giymeyi denediğimde biraz bol bile geliyordu.

Nasıl bir his peki o?

Epey değişik bir his kendime değişimime şaşırıyorum. Mesela, Türkiye’ye geldiğimde akrabalarımıza misafir oluyorduk, önceden kimsenin kıyafeti bana olmadığı için ben kimsenin eşyasını giyip yatamazdım. Şimdi ise bana verilen tişörtlere bakıyorum şaşırıyorum ben bu kadar zayıfladım mı diye. Bir de şöyle şeyler oluyor, bir yıldır görüşemediğim teyzem beni en son ziyaretimde tanıyamadı. Eski kız arkadaşım beni yolda gördü ve tanımadı. Çok samimi olduğum bir arkadaşımla aşağı yukarı 9 ay görüşememiştik o da beni tanımadı.

Onlara kızmıyorsunuz sonuçta değil mi?

Tam tersi çok hoşuma gidiyor, eğleniyorum da bazen onlarla mesela, biraz önce bahsettiğim arkadaşımı kızdırmıştım ilk karşılaştığımızda sonra beni tanıyınca olay tatlıya bağlanmıştı.

Peki, şuan bir yıl sonra beslenme durumunuz nasıl? Neler konuştunuz Fatma hanımla var mıymış çikolata dışında başka yaptığınız yanlışlarınız?

Ben Maalesef vitaminlerimi düzenli almadım, onun dışında düzensiz yemek yiyorum geç yatıp geç kalkıyorum. Şimdi konuştuktan sonra düzenli yemeye başlamam gerektiğini anladım tekrar, kahvaltılarda özellikle geç kahvaltı yapacaksam arada kahvaltıya kadar bir bardak süt içebileceğimi söyledi Fatma hanım. Diğer öğünler içinde konuştuk epey detaylı şekilde çok iyi oldu bu görüşme benim tekrar kendimi toplamam için.

ahmet-3

Zor gelmiyor değil mi size tüm bunlar?

Hayır, mesela arkadaşlarımla yemeğe gidiyoruz onlar seviniyorlar benle yemeğe çıkmaya çünkü biliyorlar ki ben hepsini yiyemeyeceğim ve onlara kalacak.

Peki, ameliyattan sonra hiç kendinizi yalnız hissettiğiniz, ben şimdi ne yapacağım? Ne yiyeceğim? Dediğiniz, şüphe ettiğiniz zamanlar oldu mu?

Hiç olmadı, çünkü biliyorum ki tüm ekip bir telefon kadar uzağımda. Mesela bir gece iş yemeği için gece dışarı çıkmıştım Ozan beye mesaj yazmıştım “Ozan bey şarap içebilir miyim?” diye Ozan beyde “bir kadeh içebilirsin” demişti. Bende bir kadeh içip bırakmıştım. Bu arada saat Almanya saati ile sabaha karşı 02.00 Türkiye’de 03.00 oluyordu. O saatte geri yazdığına şaşırıp maşallah bile demiştim.

Yani ben hiçbir zaman yalnızlık çekmedim ne yapacağım gibi tereddüt yaşamadım şimdi tüm süreçte yalnız bırakmayan öncelikle hocalarıma ve tüm ekibe çok teşekkür ediyorum…

Ahmet beye bu güzel sohbeti için teşekkür ediyorum. Ve şunu yine eklemek istiyorum obezite ameliyatı oldu ve bitti denebilecek bir ameliyat değil ömür boyu takip gerektirecek bir ameliyattır.

Yazar Hakkında

Pınar Özer

Kliniğimizin obezite koordinatörü Sn. Pınar Özer Türkiye’nin önde gelen iki başarılı fitness kulübünde edindiği 8 yıllık hizmet sektörü tecrübesinden sonra kliniğimizde obezite koordinatörlüğü görevini üstlenmiştir. Kendisi obezite ameliyatı öncesinde ve sonrasında hastalarımızla ilgili tüm konularla yakından ilgilenip destek olmaktadır.

Yorum Bırakın